Anasayfa

17.04.2013
Türk Halk Müziği Sanatçısı Davut Şahin ile röportaj
Yenilenen tasarımıyla Tokat'ın en çok tıklanan internet gazetesine hoş geldiniz...
twitter facebook rss

,

Türk Halk Müziği Sanatçısı Davut Şahin ile röportaj

Bunu Paylaş :
Hem devlet memuru hem de sanatçı kimliğiyle Tokat'ın kültürüne, değerlerine katkı sunan Türk Halk Müziği sanatçısı Davut Şahin ile kişisel yaşamından müzikal anlamdaki tecrübelerine, doğup büyüdüğü Tokat'ın muhteşem coğrafyasına sahip Reşadiye'den ülke çapında oldukça popüler olan Tokat türkülerine kadar birçok konuda sohbet ettik. İşte, Davut ağabeyimizle yaptığımız o hoş sohbetin ayrıntıları...

Davut ağabey, seni tanıyalı çok uzun süre olmadı. Geçtiğimiz gün Yeşilırmak'ın kenarında sade bir mekanda, belki de yeni ısınan bu sıcak havayı bahane edip ayranlarımızı yudumlarken tanıdım seni. O sırada sana ve sanatına dair konuşma şansı yakalayamadık. İlk olarak şunu sormak istiyorum; "Kendini müziğin neresinde tanımlıyorsun?"
Evet, güzel bir gündü. Masadaki herkesin ayran içmek istemesi de garipti tabi, sanırım bir özlemdi bu. Kısaca özetlemem gerekirse, uzun yıllardan bu yana yöresel müzik yapıyorum. Bu sayede yaşadığım şehir Tokat'ın ve ilçelerinin ve birçok köyünün, kasabasının kültürüne, değerlerine sahip çıkarak buraları ülkemize daha iyi tanıtmakla meşgulüm diyebiliriz. Bugüne kadar birçok televizyon programında, gazete ve dergilerde Tokat'ımızı yaptığım müzik aracılığıyla tanıtma fırsatı buldum. Yaklaşık 25 yıldan bu yana severek, hiç yorulmadan ve bıkmadan müzikle uğraşıyorum.
Hem devlet memurluğu yapıyorsun hem de müzikle uğraşıyorsun. Senin için zor olmuyor mu?
Aslına bakarsan, bugüne kadar hiç şikayetçi olmadım. Tabi, her işin belli başlı zorlukları vardır ancak ben karşıma çıkan tüm sorunları ayrı bir tat olarak görüyorum. Yaşımız da biraz ilerlediği için artık iş olarak değil de, daha çok hobi olarak görüyorum müziği. Severek yapıyorum...
Bir de rekor kırmışsın galiba, nasıl oldu bu?
Guiness Rekorlar Kitabı'na girmeyi başardık. 1040 kişiyle Tokat Cumhuriyet Meydanı'nda benim sesimle birlikte "Ellik Türküsü" ve halayıyla dünyaya bir kez daha Tokatlıları tanıtmış olduk. Çok güzel bir duygu tabi bir Tokatlı için. Sadece Ellik değil tabi, sonuçta bugün Tokat şivesiyle okuduğum yüzlerce türkü var. Hepsinin de yeri ayrıdır bende. Mesela; "Duman sandım şu yayladan ineni", "Dilberin biri", "Babam", "Sıla Havası" gibi türküler bugün Tokat'ta ve Tokat'ın dışında oldukça popüler olan türkülerimdir. "Yaylalarda yaslanıyor çam çama" adlı türkünün müziği bana aittir ancak anonim olarak veriyorlar, bu da üzücü tabi ama sonuçta yine de Tokatımızı temsil etmeye devam ediyor.
Çalıştığın kurum üniversite öğrencilerinin barındığı Kredi ve Yurtlar Kurumu'na ait öğrenci yurtları. Buralarda öğrencilere de söylüyor musun?
Arada söylüyorum tabi. Ellik, Alaçam gibi türküleri Gaziosmanpaşa Üniversitesi Müzik Bölümü öğrencileriyle birlikte Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerde gittiğimiz her yarışma ya da etkinlikte söyledik. Gençler her ne kadar halk müziğini unutuyor gibi görünse de, bu işe gönlünü veren nice cevher var. Özellikle Nevruz etkinliklerinde Tokat Valiliği ile birlikte öğrenci kardeşlerimizle buluştuk. Yine kampüste bizim kurumda barınan öğrenci kardeşlerimizle birlikte yöresel türkülerimizi seslendirdik. İller arası birçok yarışmada memleketimizi temsil ettik. Tabi, Müzik Bölümü Başkanı Ercan hocamın katkılarını da es geçemeyiz, ona ne kadar teşekkür etsem azdır.
Ağabey nedir bu Ellik'in sırrı?
Ellik Tokat'ın en çok bilinen yöresel müziğidir. Aslında üniversiteli gençlere bundan 17 yıl önce çıkardığım "Tokat Oyun Havaları" albümümle birlikte ilk olarak ben tanıttım. Gençler daha çok Tokat oyun havası olarak bilse de gerçekte Reşadiye'mize aittir. 
Gördüğüm kadarıyla yaptığın işe hayranlıkla sarılmışsın ağabey. Tabi ara ara böyle örnekler verirken araya girdiğin türküler de dinlenmeye değer, keşke zamanımız olsa da hepsini dinleme fırsatımız olsa. Neyse, bir akşam yemeğine davet ederiz seni, cümbüşünü de alıp gelirsin. Konumuza dönecek olursak; "Tokat müziği deyince aklında canlanan bir anı var mı?"
Bundan yıllar önce İstanbul'dayken, Hacı Bey Çorluk isimli bir ağabeyimiz vardı. Kendisini hayranlıkla takip ederdim. Bir gün bana şöyle dedi; "Davutçuğum, Türkiye'de gün gelecek Reşadiye ağzı sizin gibi sanatçılar sayesinde duyulacak!" Gerçekten de bugün baktığımızda ülkemizde Reşadiye havası önemli bir yer tutuyor. Tabi, bağlı olduğu il Tokat olunca daha çok Tokat ağzı diye biliniyor.
Gittiğin etkinliklere nasıl davet ediliyorsun? Mesela, festival sezonu açılıyor. Yakında Tokat'ın birçok köyünde, yaylasında onlarca şenlik düzenlenecek. Bu gibi festivallere seni kim, nasıl çağırıyor?
Tabi, özellikle yaz aylarında oldukça yoğun bir program içerisinde oluyorum. Yaz mevsimi önemlidir aslında Tokat için. Şehrimizin ülke çapında tanınan, severek tüketilen birçok gıdasının ismini taşıyan şenlikler oluyor, böylece bu yörelerin de ülkede daha iyi tanınması sağlanıyor. Hubyar'ı anma, Hasan Şığ'ı anma gibi etkinliklere mutlaka katılmaya çalışıyorum. İlçe, kasaba, belde belediyelerinde görevli arkadaşlarımız bir şekilde ulaşıp, Davut abi geleceksin değil mi? diye soruyorlar. Sonra kendimi oralarda buluyorum. 
Önümüzdeki sezon için kesinleşen bir davetin var mı peki?
Bağdatlı festivali olacak yakında. Ramazan Bayramı'nın ikinci günü Reşadiye'nin Bağdatlı Köyü yaylasında düzenlenecek olan bir festival bu. 
Reşadiye, yani doğup büyüdüğün kent... 
Yani, insanın doğduğu yer her zaman onun için ayrıdır. Yaklaşık 109 pare köyünün neredeyse 60 tanesine yöresel türkü yaptım ve bunları birçok televizyon kanalında milyonlarca kişiye ulaştırdım. Yerelden çok ulusal kanallarda sayısız programda Reşadiyemizin tanıtımı için katkı sundum. Bu bir gönül işi, sevmek ve istekli olmak lazım. Elimden geldiğince ve ömrüm yettiğince de bu katkıyı Tokat'ımızdan ve Reşadiye'mizden esirgemeyeceğim. Mesela şu sıralar, Göllük Köy Gölü'ne yazdığım bir eser var ve buranın Tokat turizmine kazandırılması için yol yapımı, çevre düzenlemesi gibi birçok konuda mücadele verirken, en yakın zamanda da bir festival düzenleme uğraşım var. 
Davut ağabey, konuşacak ne kaldı bilmiyorum ama sanırım burada sınırlı kalmayacak bu sohbetimiz. Sık sık arayacağım seni bundan sonra, hele ki şu bahar aylarında Yeşilırmak'ın kenarında oturup seni dinlemek boynumuzun borcu oldu artık. Son olarak da şunu sorayım, yöresel sanatçılar olarak önünüzde bulunan engeller neler ve bunları nasıl aşabilir Tokatlılar?
Bence tek sıkıntımız var, o da; Tokatlı yerel sanatçıların bir araya gelmesi gerekiyor. Birlik ve beraberlik içinde mücadele etmemiz, sanatımızı icra etmemiz gerekiyor. Herkesin herkese severek, içten destek olacağı bir süreci yaratmak ve tüm bunları mümkün kılacak bir dernek, sendika kurmak sanırım Tokat'ımıza kazandıracağımız en önemli şeylerden biri olacaktır. TOKATPORTAL.COM
Bunu Paylaş :


Bugün yayınlalan son 4 haber


Günün Karikatürü

Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
28° 38° 19°
YURTTANSESLER60